ISSN 2148 0087 تاقويم وقايع

Batılı Devletlerin Anadolu Politikası

Muhammet YILDIZ

Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Rize, Türkiye

Anadolu hinterlandı, geçmişten geleceğe birçok medeniyetin varlığını sürdürdüğü önemli bir merkezdir. Büyük medeniyetlerin Anadolu coğrafyasındaki varlığı bir yandan stratejik, diğer yandan da yaşam koşullarının zenginliğinden kaynaklanmaktadır. Babillerden Sümerlere, Bizans’tan Osmanlı’ya kadar birçok medeniyet bu topraklarda hayat bulmuştur.

 

Anadolu; Avrupa, Ortadoğu ve Kafkas Bölgelerine yakınlığıyla cazibe merkezidir. Bu doğrultuda, medeniyetlerin dünya hâkimiyetine giden yegâne toprak parçası Anadolu’dur. Zengin yer altı kaynakları, denizlere yakınlığı ve tüm dinlerin ortak merkezi olması, Anadolu tarihi açısından ayrı bir önem arz etmektedir. Nitekim Yahudiliğin, Hıristiyanlığın ve İslam’ın yürüdüğü topraklar Anadolu coğrafyasıdır.

Batılı devletler, Anadolu topraklarının önemine haiz olduklarından söz konusu bölgeyi ele geçirmek için devamlı faaliyet halindedir. Bu faaliyetlerini din, siyaset, para ve tarih muhtevası içinde yürüten Batılı devletler, Anadolu hâkimiyeti ile dünya hâkimiyetini hedeflemektedir. Batılı devletlerin din üzerinden yapmak istedikleri, tek tip bir inanışın varlığını ve düzenini hâkim kılmak, para üzerinden yapmak istedikleri, dünya piyasasının tümünde kendi kontrollerini sağlamak, tarih üzerinden yapmak istedikleri, geçmişte hedeflerine ulaşamadıkları Anadolu planını uygulamaya geçirmek, siyaset üzerinden yapmak istedikleri ise, bu planlarını terör ve kaos ortamıyla canlı tutarak gerçekleştirmektir. Nitekim Batılı devletlerin işgal politikalarını oluşturan ana unsurlardan bir tanesi asayişsizlik meselesidir. Tarihte olduğu gibi günümüzde de işgal edilecek bölgelerde kaos ortamı oluşturan Batılı devletler, Irak ve Suriye Bölgesi’nde yapılan işgalleri bu yöntemle gerçekleştirmişlerdir. Böl, parçala ve yönet şeklinde sürdürülen bu strateji yeni bir uygulama değildir. 1. Dünya Savaşı’ndan sonra 30 Ekim 1918’de imzalanan Mondros Mütarekesi ile Anadolu’da ilk defa uygulanan bu plan, Türk Millî mücadelesinin başarıya ulaşmasından sonra bozulmuştur. Dün olduğu gibi bugünde, Anadolu topraklarını Suriye ve Irak Bölgesi’nden işgal etmek isteyen Batılı devletler, aynı plan üzerinden farklı yöntemler ile bu amaçlarını gerçekleştirmek niyetindedir. Yüz yıl önce aynı bölgede Ermeni ve Yahudi militanlarını kullanan Batılı devletler, bugün de PYD, YPG VE DAEŞ terör örgütleri ile bu amaçlarını gerçekleştirmek istemektedir.

Batılı devletlerin bu planlarına engel olmanın en büyük yolu, bölgede bulunan başta Türkiye olmak üzere tüm Müslüman devletlerin tarih, kültür ve din birliğini sağlamalarından geçmektedir. Türk-İslam Medeniyetinin varlığı bu birlikle oluşacak temele dayanmaktadır. Nitekim Osmanlı İmparatorluğu, geçmiş ile gelecek arasında kurulacak köprünün en önemli mirasıdır.

 

PDF: Makale-M-Yildiz

 

Takvim-i Vekayi © 1831 - 2018 تاقويم وقايع